SERTİFİKA MÜRACAATI EĞİTİM AKADEMİSİ MERAK ETTİKLERİNİZ
KURUMSAL

BELGELENDİRME
 
KURULLARIMIZ
 
İSTATİSTİKLER
Aktif Ziyaretçi 8 Kişi

Bugün 251 Kişi

Toplam Ziyaret 1.210.440  Kişi
 

"Okuyup Öğrenmek , Cehalet akıntısına karşı kürek çekmektir." S.ALIÇ

  KÜLTÜR KÖŞESİ MAKALELERİ 
   
Yazar Ünvanı Araştırmacı-Yazar
Yazar Hüseyin BÜLBÜL
 
 
 
Makale Tarihi :  01.03.2026
Ramazan’da kadınlar özel durumlarından dolayı oruçlarını tutabilirler mi?

Cevap: Kadınların özel durumuyla alakalı hükmü Allah (c.c) şöyle açıklıyor:

“Sana kadınların ay halini soruyorlar. De ki, o bir ezadır. Bu nedenle bu durumda olan kadınlarla cinsel ilişkiden uzak durun. İyice temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikten sonra Allah’ın emrettiği şekilde yaklaşın. Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.                                                         

Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Artık tarlanıza dilediğiniz şekilde yaklaşın. Kendiniz içinde bir şeyler hazırlayın. Allah’tan korkun ve mutlaka O’na kavuşacağınızı bilin. Sen de mü’minleri müjdele.”(2/222-223)            

Böylece kadınların özel durumları ile alakalı konuda sorulan soruya Allah (c.c) vahiyle cevap veriyor. Bu dinin sahibi O’dur. İlkelerini de elbette kendisi koyacaktır. Dini Allah’a has kılmanın anlamı da budur. Allah dinine kimseyi ortak etmiyor. Bu nedenle “peygambere düşen yalnız açık bir tebliğdir”(24/54) buyuruluyor.

“Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kıssalarını sana anlattığımız kimseler de vardır, anlatmadığımız kimseler de. Hiçbir peygamber Allah’ın izni olmaksızın bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah’ın emri gelince de hak uygulanır. O zaman batılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.”(40/78)

Allah özel durumla alakalı hükmünü 2/222’de eşler arasında ki ilişki ile sınırlamıştır. Kur’an’da bunun dışında herhangi bir yasak koymamıştır. Özellikle oruç ve namaz konusunda muafiyeti belirten bir ayetin olmaması ve bir kimseden bu farzların kaldırılması, peygamberlere verilen tebliğ yetkilerini aşan bir durum olması nedeniyle konunun düşünülmesinin doğru olacağı kanaatini taşıyoruz.

Ayrıca Allah (c.c) dinini tamamladığını (5/3), dini Allah’a has kılarak kulluk etmesini (39/2), peygamberin hanımlarının rızasını düşünerek Allah’ın helal kıldığını nefsine haram edemeyeceğini (66/1), emrolunduğu gibi dosdoğru olması gerektiğini (11/112), Allah’ın vahyi olmadan asla bir şey söyleyemeyeceğini (10/16), sadece bir uyarıcı olduğunu (11/12), Peygamberin sadece kendisine vahyedilene tabi olduğunu (10/15) beyan eden ayetlerin ışığında olayın değerlendirilmesinin doğru olacağını düşünüyoruz.

“Ayetlerimiz o müşriklere açık bir delil olarak okunduğun da, bize kavuşmayı ummayanlar ‘Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir’ dediler. De ki, onu kendiliğimden değiştirmem imkansızdır. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım.”(10/15)

Yukarıda ki ayeti dikkatle okuyup düşündüğümüzde, Allah (c.c) elçisinin din konusunda ki görev ve yetkilerini belirlediğini görüyoruz. O sadece kendisine vahyedilene uyan biri olarak sunuluyor. Halbuki geleneksel İslam anlayışında ki peygamber portresinin hiç de öyle olmadığını görüyoruz.

Namaz ve orucu bazı hal ve şartlarda kişilerden kaldıran, ayetleri tahsis eden, helal ve haram koyan, Allah’ın vur dediğini öldüren (recm cezası gibi), Kur’an üzerine ilaveler yapan, (ehli eşek etinin yasaklanması, altın ve ipeğin erkeklere yasaklanması, kadının hala ve teyze üzerine nikahlanmaması gibi ve ila ahir konularda) Kur’an’da hiç bir dayanağı olmadığı halde Ku’ran’a ilave hükümler koyan bir Peygamber portresi görüyoruz. Kur’an’ın çizdiği peygamber portresi, sadece vahye tabi olan ve vahyi tebliğ eden bir peygamber iken hadislerin çizdiği Peygamber portresi tamamen farklı yetkilerle donatılmış bir şahsiyet oluyor. Bizler burada durarak ”Zann ile yakin zail olmaz” kuralı gereğince kendisinden hesaba çekileceğimiz kitabın bize tanıttığı peygambere tabi olmanın doğruluğuna inanıyoruz.

Kur’an’ın iniş sürecine baktığımızda mevcut hali değiştirici bir ayet gelmedikçe Peygamber (a.s) kendiliğinden herhangi bir değişiklik yapmıyor. Bunun en açık örneği içki, faiz, kumar gibi toplumu ifsat eden konularda bile ilgili ayetler gelene kadar herhangi bir aksü’l-amelde bulunmuyor. “Dini Allah’a has kılın” emrine uyarak dini belirleyenin Allah olduğunu, kendisine düşenin ise açıkça tebliğ olduğunu teslim ediyor.

Namazların cem’iyle alakalı konuda, özellikle gündüz ve gece namazlarının birlikte ve ayrı ayrı kılınmasıyla alakalı ayetlerin satır aralarında buna imkan veren bir karinenin varlığına inanıyoruz. “Güneşin eğilmesinden geceye kadar”(17/78), “Güneşin doğmasından ve batmasından önce, gecenin başladığı zamanla gündüzün iki ucunda da ibadet et” (20/130), “Akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğleye erdiğinizde…” (30/17) gibi ifadelerin zamana oturtulması Resul’e bırakılmış yapılan uygulamada vahyin onayından geçmiştir. Böyle bir ayetin Kur’an’da olmayışı bunu göstermektedir.

Bu nedenle Kur’an’da bulunmayan yasaklar, farzlar ve haramlar konusunda yukarıda vermiş olsuğumuz ayetlerin ışığında düşünülmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. Unutmayalım ki Allah, hem elçileri hem de ümmetlerini göndermiş olduğu kitaba göre hesaba çekecektir.

First Page Next Page 1 Previous Page Last Page Sayfa 1 / 1 -- Listelenen Sayfa Sayısı 1
 Prof.Dr.İlahiyatçı
 Hayreddin KARAMAN
 Kin ve cehalet ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Hüseyin BÜLBÜL
 Ramazan’da kadınlar özel durumlarından dol ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Haydar ÖZTÜRK
 Unutanlar Unutulur ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 OSMAN COŞKUN
 Allah’ı Gündemine Almak Ya da Allah’ın Gü ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Muhammed CELİL
 Ramazan Geldi Din’de Kampanyalar Başladı! ...
............................................
 Üni. Öğretim Üyesi
 Dr.Cahit KARAALP
 Tüm Peygamberlerin Ortak Mesleği "İnsan Ye ...
............................................
 Araştırmacı-Yazar
 Abdülaziz KIRANŞAL
 Ahir Zamanda Oruç Tutmak ...
............................................
 Aile Danışmanı
 Asiye Tanrıöver TÜRKAN
 Göz Aydınlığı Eşler ve Evlatlar ...
............................................
 Yönetim Kurulu Başk.
 Selahaddin ALIÇ
 Sağlıklı Beslenme için Kara Üzümü Çekirde ...
............................................
 

Enerji içeceklerinin fazla tüketimi çocuklar için tehlike kaynağı
26.02.2022

Bilim insanlarından "kahve" araştırması: Ömrü uzatıyor
25.02.2022

Nadir görülen genetik bir hastalık: Progeria
23.02.2022

Ölüm anında insan beyninde neler oluyor?
23.02.2022

Antibiyotikler Tedavi Özelliğini Kaybediyor
22.02.2022

Gereksiz Aspirin Mide ve Beyin Kanamsı Nedeni
20.02.2022

Her 100 Kişiden Birinde Çölyak var.
20.02.2022

Çocukları Bekleyen Büyük Tehlike.
19.02.2022

Cilt Kreminde Civa Çıktı.
18.02.2022

Skandal ! Hamburgerde İnsan ve Fare DNA'sı bulundu.
15.02.2022

Tüm Haberler
Mail adresinizi ekleyin yeni faaliyetlerimizden anında haberdar olun.
  Kuruluş 2010 : Selahaddin ALIÇ Copyright © 2010-2021 Hedem Helal Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.