Bundan bir sene evvel gıda endüstrisinde kullanılan tuzlarda topaklanma önleyici bir ürünün üzerinde çalışmalar yaparken toksik Potasyum Ferrosiyanür zehirinin sofra tuzlarının içerisine ilave edildiğini çok acı bir tesadüfle öğrendik. Bu zehir, gıda endüstrisinde kullanılan NaCl içerikli her türlü tuzun topaklanmasını önlemek ya da tuzluktan akar vaziyete getirmek maksadıyla kullanılmaktadır. Uluslararası gıda literatüründe E536 kod numarasıyla bilinen Potasyum Ferrosiyanür, üst düzey toksik bir madde olması sebebiyle FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Ajansı) tarafından gıda endüstrisinde kullanılması yasaklanmıştır. Konuyla alakalı link ve bilgileri vererek Bimer'e bu feci durumla alakalı yapmış olduğum şikayet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından cevaplanmış, ancak Avrupa'nın bile bu zehiri tuzlarda kullandığını, belli sınırlarda kullanılması durumunda insanlara hiç bir zarar vermeyeceğine hükmetmiştir. Bu zehirli madde 1950'li yıllarda sadece hayvanlar üzerinde denenmesine rağmen insanlarda denenmemiştir. Siz de takdir edersiniz ki en zararsız ilaçlar bile hayvanlar üzerinde denenmesinin ardından insanlar üzerinde de denenerek kullanıma sunulmaktadır. Tuzlar, her gün ortalama 6 gram civarında tüketilmesinin ardından yarılanarak vücuttan atılmaktadır. Tuz içerisinde var olan Potasyum Ferrosiyanür zehiri de bu sayede vücutta hep var olacaktır. Bu sayede ileride telafisi mümkün olmayan hastalıkları tetikleyecektir.
NaCl içerikli tuzlar, insan vücudunda hücre fizyolojisi (Na-K pompası) ve işleyişi bakımından çok önemli yer tutan bir maddedir. Yeterli miktarda alınamaması durumunda hücre fizyolojisi bozulacağından ciddi rahatsızlıklar söz konusu olmaktadır. Buna ilaveten tuz, Lityum elementi açısından çok değerli bir kaynaktır. Lityum, vücuda kafi miktarda alınmadığında duygu durum bozukluğu ve halüsinasyon görme durumları ortaya çıkmaktadır. Hayvansal ve bitkisel ürünlerden alınan tuz, Lityum ve NaCl miktarı açısından vücut ihtiyacını karşılayamaz. Bu sebeple tansiyon hastalarının bile tuzu belli oranlarda da olsa her gün tüketmesi lazım gelir. Doktorların tuzu bu hastalardan uzaklaştırması akıl alacak bir şey değildir.
Netice itibarıyla bu feci durum karşısında fırsattan istifade etmek isteyen pek çok sahtekar da türemiştir. Bunlar, Himalaya ve Lut gölü tuzu adıyla tanınan tuzları yerinde 1 Dolar'ın çok altında alarak dünya ve Türkiye gıda piyasasında 25-45 Dolar gibi fahiş fiyatlar ve türlü yalanlarla satmaktadırlar.
Biz, dünyada bir ilki gerçekleştirerek sağlıklı, akıcı, topaklanmayan ve içerisinde hiç bir kimyasal bulunmayan, sofralarda gönül rahatlığıyla kullanılabilecek bir tuz imal etmemize, fırsatçılara ve Ferrosiyanür kullanan tuz imalatçılarına fırsat vermemek için elimizden gelen mücadeleyi vermemize rağmen tuz endüstrisinde de var olan tröstleri aşamıyoruz.
Gözünü para hırsı bürümüş fırsatçı ve tröstlerin insanlarımızın sağlığıyla oynamasına dur demek, insanlık adına bir görevdir.
|